Forex piyasası, likidite açısından dünyanın en büyük finansal pazarı olarak gösterilir. Günde trilyonlarca dolarlık işlem hacmi döner. Ancak bu hacmin büyüklüğü, her zaman yatırımcının istediği koşullarda işlem yapabileceği anlamına gelmez. Emirlerin ne zaman, nasıl ve hangi fiyattan karşılandığı, çoğu zaman göründüğünden çok daha karmaşık bir yapıya dayanır.

Bu yazıda, forex piyasasında sıkça karşılaşılan ama pek az yatırımcının farkında olduğu bir konuyu ele alacağız: Likidite tuzağı. Emir derinliği nedir, gerçek likidite ne kadar ulaşılabilir, neden bazen “fiyat var ama alıcı yok” durumu yaşanır? Hepsini detaylıca inceleyelim.

Emir Derinliği Nedir?

Kısaca açıklamak gerekirse; emir derinliği, bir finansal ürünün alış ve satış fiyatları arasındaki katmanları gösterir. Yani sadece anlık fiyat değil, o fiyattan işlem görmek üzere sıraya girmiş alım ve satım emirlerinin toplam hacmini ifade eder.

Borsalarda emir derinliğini görebilirsiniz. Ancak forex, merkezi olmayan (OTC – Over the Counter) bir piyasa olduğu için, bu derinlik genellikle aracı kurumun likidite sağlayıcılarına ve teknolojik altyapısına bağlıdır. Yani emir derinliği çoğu zaman şeffaf değildir.

Yüksek Hacim = Her Zaman Yüksek Likidite mi?

Hayır, kesinlikle değil. İşlem hacminin yüksek olması, her fiyat seviyesinde derin likidite olduğu anlamına gelmez. Piyasa volatil olduğunda ya da önemli ekonomik veriler açıklandığında, fiyat hızla hareket eder ancak o seviyelerde yeterli karşı emir olmayabilir. Bu da “slippage” (fiyat kayması) ya da “requote” (tekrar fiyat talebi) gibi sorunlara yol açar.

Örneğin, EUR/USD paritesinde günde yüz milyarlarca dolar işlem oluyor olabilir. Ama siz piyasada 1.0860’tan bir alış emri verdiğinizde, tam o anda alıcı yoksa emriniz ya farklı bir fiyattan gerçekleşir ya da hiç gerçekleşmez. Bu durum, özellikle yüksek hacimli işlemlerde ya da dar piyasalarda çok daha belirgin hale gelir.

Likidite Tuzağı Nedir?

Likidite tuzağı, fiyatın var olmasına rağmen o fiyattan işlem yapmanın mümkün olmamasıdır. Yani grafik üzerinde fiyatın ulaştığını gördüğünüz bir seviyede, aslında işlem gerçekleşmemiş olabilir. Bu, yatırımcının yanlış kararlar almasına ve zarar etmesine neden olur.

Bu tuzak genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:

  • Ekonomik veri açıklamalarında (örneğin ABD Tarım Dışı İstihdam gibi)
  • Düşük işlem hacimli piyasa saatlerinde (Asya seansı gibi)
  • Hafta açılışlarında veya kapanışlarında
  • Küresel kriz anlarında (jeopolitik gelişmeler, doğal afetler vb.)

Bu gibi durumlarda “fiyatın göründüğü” ama “işlemin gerçekleşmediği” bir ortam oluşur.

Likidite Sağlayıcılar ve Aracı Kurumun Rolü

Forex piyasasında gerçek likiditeye erişim büyük ölçüde çalıştığınız aracı kurumun likidite sağlayıcılarıyla olan ilişkisine bağlıdır. Bazı kurumlar yalnızca tek bir sağlayıcıdan veri alırken, bazıları çoklu sağlayıcılarla çalışarak daha sağlam bir derinlik sunabilir.

Bu, özellikle büyük lotlarla işlem yapan yatırımcılar için çok kritik bir konudur. Çünkü yüksek hacimli bir emri piyasaya gönderdiğinizde, eğer likidite zayıfsa emir bölünerek farklı fiyatlardan parçalar halinde gerçekleşir. Bu da öngörülen kâr/zarar dengesini doğrudan bozar.

Ne Yapmalı? Likidite Tuzağından Kaçınmak İçin Öneriler

  1. Yoğun haber saatlerinde işlem yapmaktan kaçının
    Volatilite artsa da, gerçek likidite azalır. Emirlerin istediğiniz seviyelerden geçmeme riski yüksektir.
  2. Düşük hacimli saatlerde büyük pozisyon açmayın
    Asya seansı gibi düşük likidite dönemlerinde, fiyatlar kolayca oynayabilir ama arkasında gerçek işlem desteği yoktur.
  3. Limit emirler kullanın, market emirlerinden uzak durun
    Market emri, fiyattan bağımsız olarak o anda işlemi gerçekleştirmeye çalışır. Bu, slippage yaşamanıza neden olabilir.
  4. Emir gerçekleşme raporlarını inceleyin
    İşlem detaylarını ve hangi fiyattan, ne kadarlık hacimle gerçekleştiğini kontrol etmek, stratejinizi gözden geçirmenizi sağlar.

Her Fiyat Gerçek Değildir

Forex piyasasında ekranınızda gördüğünüz fiyat, her zaman işlem yapılabilir bir fiyat olmayabilir. Özellikle anlık dalgalanmalarda ya da kritik zamanlarda, “fiyat var ama işlem yok” durumu, yatırımcının stratejisini bozabilir.

Gerçek likiditeye erişim için sadece teknik analiz değil; piyasa koşullarını, saatleri ve kurumun altyapısını da hesaba katmak gerekir. Kısacası, yatırımcı olarak sadece ne zaman alıp satacağınızı değil, nerede gerçekten işlem yapılabildiğini de bilmelisiniz.