Tag: forex emir tipleri

Forex’te Algoritmik Emir Türleri: Standart Emirlerden Ötesine Geçmek

Forex piyasasında işlem yaparken çoğu yatırımcı alış ve satış emirleriyle sınırlı kalır. Oysa ki modern işlem platformları, çok daha gelişmiş ve esnek emir türlerini yatırımcının hizmetine sunar. Bu gelişmiş emirler, özellikle zamanlama, risk yönetimi ve stratejik pozisyon açma açısından büyük avantaj sağlar.

Bu yazıda, genellikle göz ardı edilen ama doğru kullanıldığında işlem performansını yükselten algoritmik emir türlerini ele alacağız. Standart market ve limit emirlerin ötesine geçerek, daha profesyonel bir işlem yaklaşımının kapısını aralayacağız.

Emir Türü Nedir? Neden Önemlidir?

Emir, işlem platformuna gönderdiğiniz “talimat” anlamına gelir. “Şu fiyattan al” veya “şu fiyata gelince sat” gibi temel talimatlardır. Ancak piyasalar hızlı ve dalgalıdır. Bu yüzden bazı senaryolar, standart emirlerle etkili şekilde yönetilemez.

İşte tam bu noktada algoritmik emirler devreye girer. Bu emirler, belli bir koşul gerçekleştiğinde otomatik olarak devreye giren, önceden yapılandırılmış işlem talimatlarıdır.

Öne Çıkan Gelişmiş Emir Türleri

1. IFD (If Done – Eğer Olursa) Emri

Bu emir, biri gerçekleştiğinde diğeri devreye girecek şekilde tasarlanır. Örneğin:

  • 1.05’ten alış yap
  • Alım gerçekleşirse, 1.07’den satış emri aktif olsun

Bu sayede hem giriş hem çıkış stratejinizi aynı anda planlayabilirsiniz.

2. OCO (One Cancels the Other – Biri Diğerini İptal Eder) Emri

İki farklı senaryo düşünün, biri gerçekleştiğinde diğeri otomatik iptal olur.

  • 1.10’dan alım
  • 1.07’ye düşerse sat (zarar durdur)

Piyasa yukarı ya da aşağı yönlü hareket etsin, tek bir hamleyle iki alternatifi de kontrol altına alabilirsiniz.

3. Trailing Stop (Kayan Zarar Durdur Emri)

Bu emir türü, fiyat lehinize hareket ettikçe stop-loss seviyesini otomatik olarak yukarı çeker.

  • Fiyat yükselirse, stop da kademeli olarak yükselir
  • Fiyat düşerse, stop olduğu yerde kalır

Bu özellik sayesinde kârınızı korurken, pozisyonun fazla erken kapanmasını da engelleyebilirsiniz.

4. Time-Based Emirler (Zamana Bağlı Emirler)

Bazı platformlar, emirlerin geçerlilik süresini tanımlamanıza olanak tanır. Örneğin:

  • “Bu emir sadece bugün geçerli olsun”
  • “Bu emir sadece 2 saat boyunca aktif kalsın”

Bu tip emirler, haber öncesi veya volatil saatlerde otomatik planlama açısından çok değerlidir.

Bu Emirler Hangi Stratejilerde Kullanılır?

  • Haber öncesi pozisyonlanmak isteyenler
  • Duygusal kararlar vermemek için sistematik işlem yapmak isteyenler
  • Tek ekranda çoklu parite ile çalışan yatırımcılar
  • Scalping ya da kısa vadeli strateji uygulayanlar
  • Pozisyonlarını önceden planlayıp takip yükünü azaltmak isteyenler

Görünürde karmaşık gibi dursa da, bu emir türleri zamanla alışkanlık haline geldiğinde manuel işlemlere göre çok daha rahat ve etkili hale gelir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Tüm emirler her platformda olmayabilir.
    Bazı aracı kurumlar sadece temel emir türlerini destekler. Bu yüzden işlem yaptığınız platformun emir seçeneklerini önceden inceleyin.
  2. Yanlış yapılandırılan emirler, beklenmedik sonuçlara yol açabilir.
    Emir şartlarını net tanımlamak, hangi koşulda ne olacağını açıkça belirlemek gerekir.
  3. Tüm stratejiler algoritmik işlem için uygun değildir.
    Gelişmiş emirler kolaylık sunsa da, piyasa takibi ve manuel kontrol hâlâ önemlidir. Otomatik emirler size zaman kazandırır ama sorumluluğu almaz.

Emir Tipleri, Bir Strateji Aracıdır

Forex’te başarılı olmanın yolu yalnızca ne zaman işlem yapılacağını bilmekten değil, nasıl emir verileceğini bilmekten de geçer. Gelişmiş emir türleri, yatırımcının piyasadaki değişimlere daha esnek ve planlı şekilde tepki vermesini sağlar.

İster günlük işlemci olun, ister uzun vadeli yatırımcı; algoritmik emirleri işlem stratejinize entegre etmek, sizi bir adım öne taşıyacaktır. Unutmayın, bazen kazanç; doğru emri, doğru şekilde vermekle başlar.

Likidite Tuzağı: Forex Piyasasında Emir Derinliği ve Gerçek Likidite Ne Kadar Ulaşılabilir?

Forex piyasası, likidite açısından dünyanın en büyük finansal pazarı olarak gösterilir. Günde trilyonlarca dolarlık işlem hacmi döner. Ancak bu hacmin büyüklüğü, her zaman yatırımcının istediği koşullarda işlem yapabileceği anlamına gelmez. Emirlerin ne zaman, nasıl ve hangi fiyattan karşılandığı, çoğu zaman göründüğünden çok daha karmaşık bir yapıya dayanır.

Bu yazıda, forex piyasasında sıkça karşılaşılan ama pek az yatırımcının farkında olduğu bir konuyu ele alacağız: Likidite tuzağı. Emir derinliği nedir, gerçek likidite ne kadar ulaşılabilir, neden bazen “fiyat var ama alıcı yok” durumu yaşanır? Hepsini detaylıca inceleyelim.

Emir Derinliği Nedir?

Kısaca açıklamak gerekirse; emir derinliği, bir finansal ürünün alış ve satış fiyatları arasındaki katmanları gösterir. Yani sadece anlık fiyat değil, o fiyattan işlem görmek üzere sıraya girmiş alım ve satım emirlerinin toplam hacmini ifade eder.

Borsalarda emir derinliğini görebilirsiniz. Ancak forex, merkezi olmayan (OTC – Over the Counter) bir piyasa olduğu için, bu derinlik genellikle aracı kurumun likidite sağlayıcılarına ve teknolojik altyapısına bağlıdır. Yani emir derinliği çoğu zaman şeffaf değildir.

Yüksek Hacim = Her Zaman Yüksek Likidite mi?

Hayır, kesinlikle değil. İşlem hacminin yüksek olması, her fiyat seviyesinde derin likidite olduğu anlamına gelmez. Piyasa volatil olduğunda ya da önemli ekonomik veriler açıklandığında, fiyat hızla hareket eder ancak o seviyelerde yeterli karşı emir olmayabilir. Bu da “slippage” (fiyat kayması) ya da “requote” (tekrar fiyat talebi) gibi sorunlara yol açar.

Örneğin, EUR/USD paritesinde günde yüz milyarlarca dolar işlem oluyor olabilir. Ama siz piyasada 1.0860’tan bir alış emri verdiğinizde, tam o anda alıcı yoksa emriniz ya farklı bir fiyattan gerçekleşir ya da hiç gerçekleşmez. Bu durum, özellikle yüksek hacimli işlemlerde ya da dar piyasalarda çok daha belirgin hale gelir.

Likidite Tuzağı Nedir?

Likidite tuzağı, fiyatın var olmasına rağmen o fiyattan işlem yapmanın mümkün olmamasıdır. Yani grafik üzerinde fiyatın ulaştığını gördüğünüz bir seviyede, aslında işlem gerçekleşmemiş olabilir. Bu, yatırımcının yanlış kararlar almasına ve zarar etmesine neden olur.

Bu tuzak genellikle şu durumlarda ortaya çıkar:

  • Ekonomik veri açıklamalarında (örneğin ABD Tarım Dışı İstihdam gibi)
  • Düşük işlem hacimli piyasa saatlerinde (Asya seansı gibi)
  • Hafta açılışlarında veya kapanışlarında
  • Küresel kriz anlarında (jeopolitik gelişmeler, doğal afetler vb.)

Bu gibi durumlarda “fiyatın göründüğü” ama “işlemin gerçekleşmediği” bir ortam oluşur.

Likidite Sağlayıcılar ve Aracı Kurumun Rolü

Forex piyasasında gerçek likiditeye erişim büyük ölçüde çalıştığınız aracı kurumun likidite sağlayıcılarıyla olan ilişkisine bağlıdır. Bazı kurumlar yalnızca tek bir sağlayıcıdan veri alırken, bazıları çoklu sağlayıcılarla çalışarak daha sağlam bir derinlik sunabilir.

Bu, özellikle büyük lotlarla işlem yapan yatırımcılar için çok kritik bir konudur. Çünkü yüksek hacimli bir emri piyasaya gönderdiğinizde, eğer likidite zayıfsa emir bölünerek farklı fiyatlardan parçalar halinde gerçekleşir. Bu da öngörülen kâr/zarar dengesini doğrudan bozar.

Ne Yapmalı? Likidite Tuzağından Kaçınmak İçin Öneriler

  1. Yoğun haber saatlerinde işlem yapmaktan kaçının
    Volatilite artsa da, gerçek likidite azalır. Emirlerin istediğiniz seviyelerden geçmeme riski yüksektir.
  2. Düşük hacimli saatlerde büyük pozisyon açmayın
    Asya seansı gibi düşük likidite dönemlerinde, fiyatlar kolayca oynayabilir ama arkasında gerçek işlem desteği yoktur.
  3. Limit emirler kullanın, market emirlerinden uzak durun
    Market emri, fiyattan bağımsız olarak o anda işlemi gerçekleştirmeye çalışır. Bu, slippage yaşamanıza neden olabilir.
  4. Emir gerçekleşme raporlarını inceleyin
    İşlem detaylarını ve hangi fiyattan, ne kadarlık hacimle gerçekleştiğini kontrol etmek, stratejinizi gözden geçirmenizi sağlar.

Her Fiyat Gerçek Değildir

Forex piyasasında ekranınızda gördüğünüz fiyat, her zaman işlem yapılabilir bir fiyat olmayabilir. Özellikle anlık dalgalanmalarda ya da kritik zamanlarda, “fiyat var ama işlem yok” durumu, yatırımcının stratejisini bozabilir.

Gerçek likiditeye erişim için sadece teknik analiz değil; piyasa koşullarını, saatleri ve kurumun altyapısını da hesaba katmak gerekir. Kısacası, yatırımcı olarak sadece ne zaman alıp satacağınızı değil, nerede gerçekten işlem yapılabildiğini de bilmelisiniz.